02 Haziran 2025 Pazartesi
Bayram Öncesi Muğla’da İnsanlık Dersi: Evde Bakım Hizmeti Kapıya Kadar Geldi 1
“Millet İradesine Sahip Çıkıyor” Aydın Mitinginde Bodrum Işıltısı
Can Pulak yazdı : Siyaset ve Müslümanlık
Sezen Aksu’nun 50. Sanat Yılı Milliyet Sanat Haziran 2025 Sayısında!
Bodrum Mutlu İnsan Paneli 2026 Başlıyor
Muğla Büyükşehir Belediyesi, Kurban Bayramı öncesi anlamlı bir hizmetle gönülleri fethetti. Yaşlı, yatağa bağımlı ve bakıma muhtaç vatandaşlara yönelik Evde Bakım Hizmeti kapsamında binlerce haneye dokunan ekipler, bu bayramda da kapı kapı gezerek vatandaşların kişisel bakım, tıbbi müdahale ve psikososyal destek ihtiyaçlarını karşıladı. Saç tıraşından pansumana, diyetisyen hizmetinden fizyoterapiye kadar geniş kapsamlı sunulan bu hizmet, Muğla’da sosyal belediyeciliğin güçlü bir örneği olarak dikkat çekti.

Muğla Büyükşehir Belediyesi, özellikle bayram öncesinde yaşlı ve yalnız vatandaşların yanında olmaya devam ediyor. Belediyeye bağlı uzman ekipler, bayrama sayılı günler kala vatandaşların hem fiziksel hem de ruhsal olarak daha iyi bir süreç geçirmeleri için yoğun bir tempo ile çalıştı. Erkeklere bayram tıraşı, kadınlara ise kaş-bıyık alma ve tırnak kesimi gibi hizmetler sunularak, bakıma muhtaç bireylerin bayramı huzurlu ve bakımlı karşılamaları sağlandı.
Verilen hizmetler yalnızca estetik değil, aynı zamanda sağlık açısından da büyük önem taşıyor. Uzman hemşireler tarafından yapılan pansumanlar, doktorlarca gerçekleştirilen genel kontroller ve bireye özel diyetisyen görüşmeleri, hizmetin kapsamını genişletiyor. Aynı zamanda psikolog desteği ile yalnızlıkla mücadele eden bireylere moral kaynağı olunuyor.
Muğla Büyükşehir Belediyesi Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından koordine edilen Evde Bakım Hizmeti, rakamlarla da başarısını gözler önüne seriyor. Bugüne kadar 26 bin 068 haneye ilk ziyaret gerçekleştirilirken, toplamda 25 bin 415 vatandaşa 336 bin 203 tıbbi müdahale yapıldı. Ayrıca 5 bin 647 kişiye 93 bin 350 kez genel bakım hizmeti sunuldu. Bu hizmetlerin içerisinde hekim muayenesi, fizyoterapi, psikolojik destek ve diyetisyen danışmanlığı gibi profesyonel sağlık hizmetleri de bulunuyor.
Verilen hizmetin etkisi yalnızca rakamlarda değil, birebir yaşanmış hikâyelerde de kendini gösteriyor. 7 yıldır alzheimer hastası anne ve babasına tek başına bakan Muharrem Otçu, bu hizmet sayesinde yalnız olmadığını hissettiğini belirterek şöyle konuştu:
“Evde bakıma muhtaç birinin olması çok zor bir şey. Kimse başına gelmeden anlayamaz. Bu hizmet o yüzden sadece benim için değil, bakıma muhtaç hastası olan herkes için çok faydalı. Hem ekonomik hem de manevi olarak çok kıymetli.”
8 yıldır annesine bakan Vecihe Özen ise, “Evde Bakım Hizmeti ile büyük bir külfetten kurtuldum. Annemi kuaföre götürmek çok zordu. Şimdi hizmet evimize geliyor, hem güler yüzlü hem hijyenik bir ekip tarafından yapılıyor” diyerek memnuniyetini dile getirdi.
Annesi için uzun yıllar hizmet alan, şimdi ise babasına bakan Nurgül Ayyıldız da, “10 yılı aşkın süredir bu hizmetten faydalanıyoruz. Hangi hizmeti istesek karşılanıyor. Belediye çalışanları güler yüzlü, ilgili. Belediye Başkanımıza da teşekkür ederiz” sözleriyle bu sosyal hizmetin önemini vurguladı.
Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, söz konusu hizmetin yalnızca fiziksel ihtiyaçlara yanıt vermediğini, aynı zamanda toplumsal dayanışmanın bir göstergesi olduğunu vurguladı. Başkan Aras, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Yaşlı, hasta ve bakıma muhtaç büyüklerimizin yaşamlarını kolaylaştırmak, onlara yalnız olmadıklarını hissettirmek bizim temel insanlık görevimizdir. Bu hizmet sadece bir tırnak kesimi ya da saç tıraşı değil; bir hatırlanma, bir değer görme, bir dayanışma mesajıdır. Bizim belediyecilik anlayışımız insanı merkeze alır. Bayramlar da bu anlayışı pekiştirdiğimiz en özel zamanlardır.”
Aras, “Bu hizmetler, toplumun tüm bireylerine dokunarak yalnızca bugünü değil, geleceği de şekillendiriyor. Yaşlılarımız ve hasta bireylerimiz için sunulan bu destekler, toplumsal sorumluluk bilincinin kurumsallaşmış halidir” diyerek belediyecilikte sosyal hizmetin önceliklerinden biri olduğunu yineledi.
Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin uyguladığı Evde Bakım Hizmeti, Türkiye genelinde sosyal belediyecilik uygulamalarına örnek teşkil ediyor. Özellikle kırsal bölgelerde yaşayan ve sağlık hizmetlerine erişimi kısıtlı olan vatandaşlar için hayati önem taşıyan bu uygulama, mobil sağlık ekipleri ile her köye ve mahalleye ulaşmayı hedefliyor.
Sadece sağlık değil, insana dokunan bir anlayışla hareket eden bu modelde, vatandaşların hayatını kolaylaştıran adımlar atılıyor. Bu kapsamda Evde Bakım Hizmeti; insan onuruna yakışır, kaliteli ve ulaşılabilir sağlık hizmeti sunmanın da bir simgesi haline geldi.
Muğla’da Kurban Bayramı bu yıl sadece kurbanlarla değil, evde bakım hizmetiyle gelen sevgi ve ilgiyle daha da anlam kazandı. Özellikle yaşlı ve bakıma muhtaç bireylerin yalnız kalmadığını gösteren bu hizmetler, hem duygusal hem de pratik açıdan büyük bir boşluğu doldurdu. Muğla Büyükşehir Belediyesi, insanı merkeze alan yönetim anlayışıyla bayram öncesi toplumsal dayanışma ve şefkati bir kez daha en güçlü şekilde sahaya yansıttı.
Endüstriyel otomasyon alanında dijital dönüşüm rüzgârı hız kesmeden devam ederken, bu dönüşümün en önemli bileşenlerinden biri olan akıllı sensör teknolojileri, üretim süreçlerinde fark yaratıyor. 100 yılı aşkın tecrübesiyle bu alanda öncü bir marka olan Telemecanique Sensors, 28-31 Mayıs 2025 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen WIN EURASIA Fuarı‘nda sergilediği yüksek performanslı, çevre dostu ve yenilikçi çözümleriyle büyük ilgi gördü.
Fuarda, özellikle IO-Link Master entegrasyonuna sahip fotoelektrik sensör serisi, farklı sektörlerin temsilcilerinden tam not aldı. Ziyaretçiler, kurulan interaktif demo alanlarında bu sensörlerin gerçek zamanlı performansını deneyimleme fırsatı buldu. Marka, bu etkileşimli alanlarla yalnızca bir tanıtım değil, adeta geleceğin üretim vizyonuna dair somut bir deneyim sundu.
Dünyanın dört bir yanındaki üretim tesislerinde hızla artan otomasyon ihtiyacı, endüstriyel sensör çözümlerine olan talebi günden güne artırıyor. Bu noktada, Telemecanique Sensors’ın ortaya koyduğu çözümler yalnızca üretim süreçlerini hızlandırmakla kalmıyor, aynı zamanda enerji tasarrufu, makine emniyeti ve sürdürülebilirlik gibi kritik alanlara da doğrudan katkı sağlıyor.
Şirketin fuarda sergilediği ürünler arasında özellikle fotoelektrik sensörler, basınç sensörleri, nihayet şalterleri ve akıllı IO-Link çözümleri dikkat çekti. Paketleme, gıda ve malzeme taşıma gibi farklı sektörlere özel senaryolarla kurgulanan demo alanları, ürünlerin gerçek uygulama ortamlarındaki performanslarını birebir test etme imkânı sundu.
Telemecanique Sensors, “Simply Easy” yaklaşımıyla geliştirdiği ürünlerinde kullanım kolaylığı, yüksek performans ve çevresel etkiyi minimize eden tasarımlar sunuyor. Bu vizyon, yalnızca ürünlerin kullanımında değil, aynı zamanda satış sonrası hizmetlerde de kendisini hissettiriyor.
Telemecanique Sensors Türkiye Ülke Müdürü Bilkay Bilgen, fuara ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:
“WIN EURASIA 2025, bizim için yalnızca bir ürün tanıtım fuarı olmadı. Aynı zamanda, sektörümüzün geleceğine yön verecek stratejik iş birliklerinin temelini attığımız, son derece verimli bir platform oldu. Yerli ve yabancı birçok sektörel paydaşla birebir görüşme fırsatı bulduk. Bu görüşmelerde yalnızca mevcut ürünlerimizi anlatmakla kalmadık, aynı zamanda farklı sektörlerden gelen ihtiyaçları ve beklentileri doğrudan dinleyerek çözüm geliştirme potansiyelimizi de genişlettik.”
Bilgen, özellikle makine verimliliğini artırmaya, bakım maliyetlerini düşürmeye ve enerji tüketimini azaltmaya odaklanan sensörlerin Türk sanayisinin küresel rekabet gücünü artıracak stratejik araçlar olduğunu vurguladı.
Telemecanique Sensors’ın geliştirdiği teknolojiler, endüstriyel üretimde otomasyonun merkezinde yer alan akıllı fabrikalar için özel olarak tasarlanıyor. Bu teknolojiler sayesinde üretim süreçleri yalnızca dijitalleşmekle kalmıyor; aynı zamanda veri odaklı, öngörülebilir ve entegre bir yapı kazanıyor.
Örneğin; IO-Link Master destekli sensörler, üretim hattındaki verileri anlık olarak izleyip analiz edebilme kabiliyetiyle, önleyici bakım uygulamalarına katkı sağlıyor. Bu da hem beklenmedik duruşların önüne geçilmesini hem de bakım maliyetlerinin düşürülmesini mümkün kılıyor.

Günümüzde üretim kadar önemli bir başka kriter ise sürdürülebilirlik. Telemecanique Sensors, geliştirdiği tüm ürünlerde çevresel etkiyi minimuma indirme hedefiyle hareket ediyor. Bu bağlamda, hem üretim süreçlerinde kullanılan materyaller hem de sensörlerin tükettiği enerji miktarı, karbon ayak izinin azaltılmasına yönelik olarak optimize ediliyor.
Bu anlayış doğrultusunda fuarda sergilenen ürünler, yalnızca performanslarıyla değil, aynı zamanda çevre dostu tasarımlarıyla da öne çıktı.
1924 yılında temelleri atılan Telemecanique Sensors, bugün 20’den fazla ülkede faaliyet gösteriyor ve sensör teknolojilerinde global bir uzman olarak konumlanıyor. Elektromekanikten elektronik çözümlere, algılamadan mesafe ölçümüne kadar uzanan geniş ürün gamıyla, müşterilerine makinelerinin gerekli performans ve güvenilirliğe ulaşması için doğru teknolojiyi seçme imkânı sunuyor.
9 ana ürün grubu altında şekillenen bu çözümler, farklı ihtiyaçlara yönelik esnek kullanım olanakları ile telekomünikasyondan lojistiğe, otomotivden ambalaj sanayine kadar geniş bir yelpazeye hitap ediyor.
Telemecanique Sensors’ın tüm faaliyetlerinde üç temel ilke göze çarpıyor: Uzmanlık, müşteriye yakınlık ve sadelik. Bu anlayışla geliştirilen ürünler, kullanıcıların ihtiyaçlarına hızlı ve etkin çözümler sunarken, geniş bayi ve servis ağı sayesinde de güvenilir teknik destek sağlıyor.

WIN EURASIA 2025 Fuarı, yalnızca bir sergileme alanı değil, aynı zamanda endüstriyel dijitalleşmenin geleceğini şekillendiren bir vizyon platformu olarak öne çıktı. Telemecanique Sensors, bu platformda sunduğu çözümlerle sektöre yön verirken, aynı zamanda yerli üreticiler için küresel pazarlarda rekabet avantajı yaratacak teknolojik araçlar geliştirmeyi sürdürdüğünü bir kez daha kanıtladı.
Yenilikçi ürün gamı, sürdürülebilir yaklaşımı ve sektörel uzmanlığıyla Telemecanique Sensors, geleceğin akıllı fabrikalarında yer almak isteyen şirketler için güçlü ve güvenilir bir çözüm ortağı olmaya devam edeceğini net bir şekilde ortaya koydu.
Yaklaşan Kurban Bayramı dolayısıyla Türkiye’nin dört bir yanında olduğu gibi Bodrum’da da hummalı bir hazırlık sürüyor. Bodrum Belediyesi, vatandaşların bayramı huzurlu, güvenli ve sağlıklı koşullarda geçirebilmesi amacıyla tüm birimlerini seferber etti. Özellikle bayram süresince yaşanabilecek yoğunluklar göz önünde bulundurularak yapılan planlamalar, Bodrum Kaymakamlığı Kurban Hizmetleri Komisyonu koordinasyonunda yürütülüyor.
Bayram süresince belediyeye bağlı tüm birimler tam mesai anlayışıyla hizmet verecek. Bodrum Belediyesi, yalnızca kendi ilçe halkına değil, bayram tatilini Bodrum’da geçirecek misafirlere de yönelik hizmetlerini sürdürecek.
Kurban Bayramı hazırlıkları kapsamında en önemli adımlardan biri olan kurban satış ve kesim alanlarının belirlenmesi süreci tamamlandı. Bodrum Kaymakamlığı Kurban Hizmetleri Komisyonu tarafından alınan karar doğrultusunda satış ve kesim işlemleri yalnızca belirlenen noktalarda gerçekleştirilecek.
Kurban satış alanları şu şekilde belirlendi:
Bodrum Belediyesi, vatandaşların hijyenik, sağlıklı ve güvenli koşullarda ibadetlerini yerine getirebilmeleri amacıyla bu alanları sıkı bir şekilde denetleyecek.

Kesim alanları, insan ve çevre sağlığı ile hayvan haklarını gözeten bir anlayışla planlandı. Belediyenin belirlediği alanlarda uygun altyapı ve ekipmanlarla modern ve hijyenik kesim imkanı sunulacak. Bu kapsamda toplamda altı noktada kesim yapılabilecek:
Bu alanlarda yapılacak kesimlerin ardından, kurban derileri Türk Hava Kurumu adına toplanacak. Belediyenin ilgili birimleri bu konuda aktif görev üstlenecek.
Bodrum Belediyesi, çevreyi koruma konusunda taviz vermiyor. Kesim işlemlerinin sadece belirlenen alanlarda yapılmasına izin verilecek. Belirlenen noktaların dışında yapılan kesimler hakkında Zabıta ekipleri devreye girecek ve ilgili kişiler hakkında 2872 Sayılı Çevre Kanunu gereğince idari yaptırımlar uygulanacak.
Zabıta ekipleri, uygunsuz kesimleri tespit ettiklerinde tutanak düzenleyecek, görüntü ve fotoğraf ile belgeleyerek Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne iletecek. Bodrum Belediyesi, tüm vatandaşlardan çevreyi koruma ve kamu sağlığına duyarlılık gösterme çağrısında bulunuyor.
Bodrum Belediyesi, Kurban Bayramı süresince çeşitli birimleriyle yarımadanın her köşesinde görev başında olacak. Görevde olacak müdürlükler şunlardır:
Belediyenin “444 00 48” numaralı çağrı hattı, bayram boyunca 7 gün 24 saat aktif olarak vatandaşların hizmetinde olacak. Bu hat üzerinden Bodrumlular hem telefonla hem de WhatsApp mesajlarıyla taleplerini ve şikayetlerini iletebilecek.
Anında müdahale gerektiren temizlik, zabıta, teknik arıza gibi konularda ekipler hızlıca yönlendirilecek.
Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci, yaklaşan Kurban Bayramı ile ilgili açıklamalarda bulundu. Bayramların sadece tatil veya dini vecibe değil, aynı zamanda toplumsal birlikteliği pekiştiren değerler bütünü olduğunu vurgulayan Mandalinci, şu ifadeleri kullandı:
“Bayramlar, sadece özel günler değil, nasıl bir toplum olmak istediğimizi hatırladığımız, insani değerlerle yeniden bağ kurduğumuz eşsiz anlardır. Tüm çalışma arkadaşlarımla birlikte bayramın, misafirlerimiz ve kent sakinlerimiz için huzurlu, güvenli ve keyifli geçmesi için çalışmalarımızı hızlandırdık. Bodrum bu bayramda da misafirperverliğin, hoşgörünün ve birlikte yaşama kültürünün en güzel örneğini sergileyecektir. Bu duygu ve düşüncelerle; tüm halkımızın ve ülkemizin Kurban Bayramı’nı kutluyorum.”
Bodrum Belediyesi’nin planlı, disiplinli ve toplum odaklı çalışmaları sayesinde bu yıl da Kurban Bayramı, Bodrum halkı ve tatilciler için güven içinde geçecek. Kurban satış ve kesim yerleriyle ilgili hazırlıklar, çevre sağlığı ve kamu düzeni gözetilerek tamamlandı. Belediye ekipleri ise, bayram boyunca da mesai mefhumu gözetmeksizin görev başında olacak.
Türkiye siyasetinde tansiyonun yükseldiği bir dönemde, Zafer Partisi Sözcüsü Azmi Karamahmutoğlu, yaptığı kapsamlı açıklamayla hem hükümete hem de muhalefet partilerine sert eleştiriler yöneltti. Özellikle son aylarda gündeme gelen PKK ile yürütülen görüşmeler, anayasa değişikliği çalışmaları ve Türk milli kimliği konularındaki gelişmelere değinen Karamahmutoğlu, “Ümit Özdağ 11 Haziran’da özgürlüğüne kavuşacak” diyerek, partinin moral ve mücadele azmini kamuoyuna ilan etti.
Karamahmutoğlu’nun en çok üzerinde durduğu konuların başında, son 7 aydır PKK’nın “tabela indiriyor” görüntüsü altında yürütülen politik süreç geldi. “PKK tabela indiriyor, ama siyasal taleplerinden vazgeçmiyor. Hükümet ise bu adımı tek taraflı bir karar gibi sunuyor. Oysa biz bunun kirli bir pazarlığın ürünü olduğunu görüyoruz,” diyen Karamahmutoğlu, bu sürecin Türk milletine anlatılmadığını, yalnızca PKK çevrelerinin propaganda yaptığını vurguladı.
“Yeni anayasa” tartışmalarının bu gelişmelerle eş zamanlı gündeme gelmesi, Zafer Partisi tarafından “tesadüf” olarak değil, açık bir strateji olarak değerlendiriliyor. Karamahmutoğlu, “Yeni bir anayasa yapılacaksa, bu Türk milletinin ihtiyaçları doğrultusunda olur. PKK’nın talepleriyle değil” diyerek, hükümetin adımlarını açıkça eleştirdi.
Zafer Partisi sözcüsü, 1982 Anayasası üzerinde bugüne kadar yapılan değişikliklere de dikkat çekti. AKP’nin iktidarda olduğu 23 yılda anayasa tam 12 kez değiştirildi. Bu değişikliklerin 3’ü referandumla yapıldı ve toplamda 177 maddelik anayasanın 134’ü değiştirildi. “Dörtte üçü değişmiş bir anayasanın yerine, yeniden anayasa tartışması açmak halkın aklıyla alay etmektir,” dedi Karamahmutoğlu.
Bu açıklamalar, AKP’nin anayasal geçmişini ve güvenilirliğini sorgularken, aynı zamanda “yeni anayasa” önerisinin ideolojik arka planına dikkat çekiyor. Özellikle Türk kimliği yerine yeni bir kimlik inşası söylemi, milliyetçi seçmeni huzursuz ediyor.
Devlet Bahçeli’nin “yeni milli kimlik” açıklaması, Karamahmutoğlu’nun gündemindeydi. Bu ifadenin, PKK ile yapılan pazarlıklar sonucu meşruiyet kazanmış bir kimlik inşasına zemin hazırladığına işaret etti. “Türk milli kimliğini reddeden ya da dönüştüren hiçbir girişim kabul edilemez,” diyen Karamahmutoğlu, milli kimlik üzerinden yürütülen mühendislik faaliyetlerinin, milliyetçi seçmende infial yarattığını belirtti.
Karamahmutoğlu’nun dikkat çektiği bir başka konu ise bilgi asimetrisi. “Bu pazarlığın içeriğini PKK çevreleri anlatıyor, hükümet susuyor. Kamuoyu sadece bir tarafın ağzından bilgi alabiliyor,” ifadesi, yaşanan meşrulaştırma sürecinin iletişim eksikliğini gözler önüne serdi. Bu ortamda vatandaşlar “elem, keder ve kaygı” içinde bırakılıyor.
Hükümetin, kamuoyunu bilgilendirme sorumluluğunu yerine getirmediğini ifade eden Zafer Partisi, toplumun gerçeklerle yüzleşmesi için mücadele ettiklerini ve etmeye devam edeceklerini belirtti.
Karamahmutoğlu’nun açıklamaları arasında, Zafer Partisi’nin çözüm iddiası da yer aldı. “AKP, 23 yıldır bu sorunu çözemediyse, artık çekilmeli,” dedi. Zafer Partisi’nin etnikçi şovenizmi sonlandıracak fikri donanıma, stratejik yaklaşıma ve kararlılığa sahip olduğunu belirtti.
Bu iddialar, partinin sadece muhalefet yapmakla yetinmeyeceğini, aynı zamanda iktidar alternatifi olma hedefini de kamuoyuna ilan ettiğini gösteriyor.
Zafer Partisi, muhalefete de sessiz kalmadı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Kürt siyasetiyle ilgili açıklamaları, hem CHP seçmeninde hem de geniş toplum kesimlerinde tepkilere yol açtı. Karamahmutoğlu, “CHP’nin altı okuna bağlı seçmen bile hayal kırıklığına uğradı” diyerek Özel’e sert yüklendi.
Bu eleştiriler, Zafer Partisi’nin sadece iktidarı değil, muhalefeti de denetleme iddiasında olduğunu ortaya koyuyor.
Tüm bu açıklamalar arasında, Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın tutukluluğuna ilişkin gelişmeler, açıklamanın en dikkat çeken bölümlerinden biri oldu. 11 Haziran Salı günü saat 10.00’da, Silivri Cezaevi yerleşkesinde görülecek duruşmada, Özdağ’ın serbest bırakılması bekleniyor.
Karamahmutoğlu, “Genel Başkanımızın tutukluluğu partimizin temposunu düşürdü. Onun yeniden aramıza katılmasıyla birlikte eski hızımıza kavuşacağız,” dedi.
İstanbul ve çevre illerdeki vatandaşları duruşmaya katılmaya çağıran Zafer Partisi, 11 Haziran’ın sadece bir hukuki süreç değil, aynı zamanda siyasi bir milat olabileceğini ifade etti.
Zafer Partisi‘nin bu sert açıklamaları, Türkiye’nin siyasi atmosferinde önemli bir tartışmanın fitilini ateşledi. PKK ile görüşmeler, anayasa değişikliği ve milli kimlik gibi temel konular, önümüzdeki günlerde siyasetin ana gündem başlıklarını oluşturacak gibi görünüyor. Özellikle Ümit Özdağ’ın duruşması, sadece bir mahkeme kararı değil, kamuoyunun siyasi yönelimi açısından da sembolik anlam taşıyacak.