
Flamingolar başta olmak üzere yüzlerce göçmen kuşun göç yolundaki duraklardan biri olan, yüzlerce canlı türüne ev sahipliği yapan Bargilya Lagünü için bugün çevre örgütleri ve yaşam savunucuları bir araya geldi. Milas’ın Boğaziçi Mahallesi’nde düzenlenen basın açıklamasında, koruma altındaki sulak alanda planlandığı belirtilen yapılaşma projelerinin ekolojik dengeyi, su varlığını ve kültürel mirası tehdit ettiği vurgulandı.
Bargilya S.O.S. Paydaşları’nın çağrısıyla gerçekleştirilen etkinliğe Muğla Çevre Platformu, Latmos Platformu, Güllük Çevre Koruma Derneği, Bodrum Yurttaş İnisiyatifi ve çok sayıda doğasever katıldı. Katılımcılar, “Havama, Doğama, Suyuma Dokunma” ve “Bargilya rant sahası değildir” sloganları eşliğinde sulak alanın korunması çağrısında bulundu.
Grup adına basın açıklamasını okuyan Selahattin Aydın, Bargilya Kuş Cenneti’nin Milas’ın, Muğla’nın ve dünyanın doğa ve kültür mirasının bir parçası olduğunu söyledi. Açıklamada, 2001 yılından bu yana “Önemli Kuş Alanı” olarak kabul edilen bölgenin, 178 bitki, 14 balık, 10 sürüngen, 9 memeli ve başta flamingolar olmak üzere ak pelikan, balıkçıllar, ördekler, sumrular ile birlikte toplam 197 kuş türüne ev sahipliği yaptığı vurgulandı.
Cumhurbaşkanlığı kararıyla “Kesin Korunacak Hassas Alan”, ayrıca “Ulusal Öneme Haiz Sulak Alan” statüsüne sahip Bargilya’nın, Türkiye’nin taraf olduğu Ramsar, Bern ve Barselona sözleşmeleri ile ulusal çevre mevzuatı kapsamında koruma altında bulunduğu hatırlatıldı.
Basın açıklamasında, bölgede planlandığı belirtilen 4 bin konut, 5 otel ve golf alanı projesinin,binlerce yıllık doğal yaşamı geri dönüşü olmayan biçimde tahrip edeceği ifade edildi. Özellikle lagünü besleyen derelerin hafriyatla yönünün değiştirilmesi ya da önlerinin kesilmesiyle tatlı su ile deniz suyunun buluşması sonucu oluşan acı su ekosisteminin zarar göreceğine dikkat çekildi.
Açıklamada, göçmen kuşların yaşamını sürdürebilmesi için hayati öneme sahip sazlıkların, çamur düzlüklerinin ve sulak alanın doğal işleyişinin korunmasının zorunlu olduğu vurgulanırken, “Bargilya Kuş Cenneti, her arkasına gücü alanın beton bloklar dikebileceği boş bir arsa değil; nefes alan, can veren, yaşayan kadim bir yaşam alanıdır” denildi.
Yaşam savunucuları, Bodrum ve Milas’ın uzun yıllardır su sıkıntısı yaşadığına dikkat çekerek, binlerce yeni konutun yaratacağı su tüketimi ile kanalizasyon ve atık su yükünün mevcut altyapının taşıyabileceğinin çok üzerinde olacağını dile getirdi. Açıklamada, lagüne ulaşabilecek kanalizasyon ve kimyasal atıkların, lagünün ekolojik bütünlüğünü tehdit edeceği ifade edildi. Ayrıca bugüne kadar açılan davalarda alınan bilirkişi raporları ve mahkeme kararlarının da ortak biçimde, “Bu proje doğayı ve tarihi katleder, bu altyapı bu yükü kaldıramaz” sonucuna işaret ettiği ifade edildi.
Açıklamada, yapılaşmanın yalnızca doğal yaşamı değil, proje alanı içinde bulunan 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı niteliğindeki Cindye Antik Kenti kalıntıları ile Bargilya Antik Kenti’nin kültürel mirasını da tehdit ettiği belirtildi. Çevre örgütleri, hem doğal hem de kültürel değerleri koruyan hukuki statülere uygun davranılması çağrısında bulundu.
Basın açıklaması, “Bizler bu toprakların koruyucusu, kuşlar ise bu lagünün asıl özneleridir. Ne feda edecek tek bir damla su, ne kirlenmesine göz yumacak bir karış toprak, ne beton altında bırakılacak bir tarih, ne de gökyüzünden koparılacak tek bir kuş var. Boğaziçi-Bargilya Sulak Alanı tüm canlılarındır; yaşamdır, kimliktir. Haklarını kimse gasp edemez” sözleriyle tamamlandı. Etkinlik, katılımcıların sloganları ve alkışlarıyla sona erdi.
BODRUM
Az önceBODRUM
6 gün önceMANŞET
14 gün önceASAYİŞ
18 gün önceBODRUM
25 gün önceBODRUM
18 Temmuz 2026BODRUMYERELHABER
18 Temmuz 2026BODRUMYERELHABER
18 Temmuz 2026BODRUMYERELHABER
18 Temmuz 2026BODRUMYERELHABER
18 Temmuz 2026BODRUMYERELHABER
18 Temmuz 2026YEREL YÖNETİM
18 Temmuz 2026
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.